..yazmaya karar verdim birden, belki temmuz ayında okula başlamış olmanın getirdiği sıkkınlığımı atmak için bir can simidi olarak gördüm burayı. ama yazmak gerek, anlatmak gerek. şu anda ne ülke ne de biz sağlam pabuçlar içinde değiliz. bu hafta daha da yakından gördüğüm kadarıyla insanlar bir lokma sağlık için herşeye razılar. on defa gidip gelmeye, sıra beklemeye hatta insan dışı muameleye bile hazırlar sanki. biz bu hale nasıl geldik diye düşünür buldum kendimi birden. çok zor olmadı herhalde bu kıvamı tutturmamız keşke birilerimiz biraz daha katı olsak kulak memesi kıvamından kurtularak birşeyleri değiştirebilse. belki o katı kıvama kendim gelirim kim bilir. birşeyler değişmeli. hızla değil ağır ağır. ama yerinden oynatılmalı, eyvallah denmemeli. üniversite hastanelerinin durumu acilen düzeltilmeli, doktorların köle olarak görülmesinden acilen vazgeçilmeli ama kime diyorum değil mi? bu sistem bizim kucağımızda patlayacak, bizim nesilin görevi savaşmak olacak. sağlık ikinci planda olacak ne yazık ki. umarım bu işin altından kalkarız umarım birkaç kişiden fazla oluruz.
okul deyince sağlık deyince daha bir hüzünleniyorum, çenem düşüyor. kendimi unutuyorum. -nadiren de olsa bunu yapmak hoşuma gitmiyor değil-. neyse ben bir the great pretender ı bir desperado yu söyleyip durayım, dünya dönmeye devam ediyor. değişim heryerde kendini belli ediyor. şu ana kadar anlatsam inanmazsın tarzı değişimlerden geçmiş bendeniz diyor ki hayatı programlama, siktiret ve devam et. biraz küfürlü oldu ama şimdi birbirimizi kandırmayalım hepinizin içinden geçiyor bu cümlecik sürekli sadece birkaçımız ifade ediyoruz. burada yalan yok acı da olsa gerçek var. ne demiştim taa en başta blogumun en taze girdisinde, burada müzik olacak başka birşey yok. işte biraz 'değişmiş' bir formatta size müziği sunuyorum. alan alsın yalanla sevişmişleriniz kaçışsın. aynaya gelll ablaa!! en ucuz ayna burada!!! üstelik bakınca kendini görebiliyorsun; sahi en son ne zaman görmüştün kendini aynada?
şimdi ayna alan da diyecek ki ben bir de ot istiyorum bok istiyorum ki düzelteyim şu kaşımı gözümü. ama işte onun yedek parçası bitmiş, buradan temin edemiyorsunuz. zira kişi galiba o yedek parça için uğraşıyor hayat boyu. şimdi hepimize sunulmuş olsaydı anlamı olmazdı değil mi?
ben kendi aynamı müzikte buldum. şimdi de yedek parçayı arıyorum. kaybettiklerimi de karşılayacak son parçayı işte. insan farkedince 'rahatsız' oluyor biraz. hadi canım sendecilik oynayamayacağın kıvama gelince gelin görüşelim şeklinde bir tavıra giriyor. niyeyse? sen kendi görüntüne bak kardeşim desenize bana, sizin hayatınızı yargılayacak en son kişi benim, sensin, o.
hadi sarhoş balıklar topal martılar, denizin üstüne.
Çok büyük laflar etmeyeceğim.
Burada olacakların hepsini Douglas Adams'a ithaf ediyorum.
yapraklar yatagin olsun
kirlangiclar arkadaslarin
yildizlar yorganin olsun...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder